Bebek Sağlık Rehberi

Bebeklerde gaz problemi


Bebeklerin yaklaşık yüzde 20 sinde, 3 hafta - 4 ay arasında görülen, sıklıkla akşamları, durdurulamayan ağlama nöbetleri şeklinde kendini gösteren ve kolik diye adlandırılan durumun esas nedeni çok iyi bilinmemektedir.

Bazı teoriler vardır:

  • Davranışsal: Bebeği beslerken doğru pozisyonda tutamamak ve böylece çok hava yutmasına sebep olmak, besledikten sonra gazını iyi çıkaramamak
  • Organik: Karbonhidrat sindirimindeki yetersizlikler, barsak hareketlerini sağlayan sinir sisteminin henüz yeteri kadar gelişmemiş olması, mideden yemek borusuna kaçaklar
  • Psikolojik: Anne ve babanın acemiliği ve buna bağlı huzursuzluğu, annenin doğum sonrası depresyonu, stres, bebeğin dışarıdan gelen ses, görüntü, hislerle baş etmeyi becerememesi gibi etkenler sorumlu tutulmaktadır.
  • Ancak genel eğilim, bunun kendiliğinden 3–4 aylıkken geçecek bir gelişim süreci olduğunu kabullenmek yönündedir.

  • Anne sütü ile beslenen çocuklarda mı, yoksa mama alan bebeklerde mi daha çok görülür?
  • Gaz görülme sıklığı anne sütü veya mama alan bebekler arasında fark göstermemektedir.
  • Kaç aylık olana kadar bebekler gaz probleminden şikayetçidir?

  • Bebeklerin gaz problemleri genellikle 3–4 aylıkken kendiliğinden geçer.
  • Anne ve babaların ilk etapta yapmaları gerekenler nelerdir?

  • Anne ve babaların gaz için alabilecekleri bazı önlemler var, fakat gaz, bazı bebeklerde ne yaparsanız yapın oluyor ve 3–4 aylıkken kendiliğinden geçiyor. Bunu bir gelişim süreci olduğunu bilmek ve paniğe ve ümitsizliğe kapılmamak en önemli noktadır. Alınabilecek önlemlerden bazıları şunlardır:
  • Eğer anne bebeğini emziriyorsa, kendine gaz yapan yiyeceklerden uzak durmalı. Örneğin, soğan, kuru fasulye, karnabahar, brokoli, kepekli yiyecekler, lahana, portakal, limon, greyfurt. Kafein içeren içecekler, çikolata, çay hem gaz yapar, hem de bebekte uykusuzluğa ve huzursuzluğa sebep olur. Ayrıca anne nikotin, yani sigara kullanmamalıdır. Bazı alerjik bünyeli ( özellikle alerjik deri döküntüsü, egzama, saman nezlesi ve astımı olan) anneler, inek sütü içeren yiyecekleri (süt, yoğurt, peynir, hatta tereyağı) aldığı takdirde bebekte hem fazla gaz, hem de ishal, deri döküntüsü, burun akıntısı, öksürük gibi alerjik belirtiler olabilir. Emziren anneler bebeklerinde aşırı gaz olduğunda, kendi diyetlerindeki bu maddeleri gözden geçirmeli ve bir süre için bunları kesmelidir (özellikle bebek 4 aylık olup, gaz problemi geçene kadar).
  • Eğer bebek mama ile besleniyorsa, inek sütü bazlı mamalar gaz yapıyor olabilir. Bu durumda, bebeğin doktoru ile görüşüp, mama değişikliği tartışılabilir.
  • Eğer bebek biberonla besleniyorsa, çok küçük veya çok büyük delikli emzikler, bebeğin fazla hava yutmasına ve çok gazı olmasına sebep olur.
  • Bazen emzik vermek işe yarayabilir.
  • Beslenme sırasında, her 5–10 dakikada bir veya bir göğüsten diğerine geçerken ve mutlaka beslenme bittikten sonra bebeğin gazı çıkarılmalıdır.
  • Gaz sancıları tuttuğunda, anne-baba sakin olmalı, bebeği kucağına alıp, ninniler mırıldanıp, kucağında gezdirmeli. Ritmik hareketler ve devamlı sesler ( elektrik süpürgesi veya saç kurutma makinesinin sesi gibi) sakinleştirici olabilir. Evde çılgınlar gibi bağıran bebek, doktora gitmek için arabaya biner binmez susar, yani araba ile gezdirmek de iyi bir fikirdir.
  • Bebeğin karnını, sırtını ovmak, anne-baba yanındayken onu yüzüstü yatırmak (Dikkat! Uyurken mutlaka sırt üstü yatıyor olmalıdır!), veya anne-babanın bebeği kendi göğsü üzerine yatırması da işe yarayabilir.
  • Bebeğin, ayakların ve karnına sıcak havlu veya havlu içinde yakmayacak sıcaklıkta su torbası konulabilir.
  • Ilık bir banyo, özellikle de en çok sancının olduğu akşam saatlerinin hemen öncesinde, bebeği sakinleştirip, sancıları önleyebilir.
  • Anne sütü alan ve 6 aylıktan küçük bebeklerde, anne sütü dışında bir şey verilmesi önerilmese de bazen papatya, rezene çayları işe yarar.

  • Gaz sancısı geçmeyen çocuklar için yapılması gerekenler nelerdir? Doktora götürmek gerekir mi?

  • Huzursuzluk ve ağlama nöbetleri ilk başladığı zaman, doktora götürüp tüm tablonun gaza bağlı olduğuna, başka bir problemi olmadığına emin olduktan sonra yukarıda sayılan yöntemler denenebilir. Eğer hiçbir şey işe yaramıyorsa, bunun geçici bir olay olduğunu, bebeğin iyi olduğunu düşünerek onu biraz yalnız bırakmak veya başkalarından yardım isteyip, biraz bebeğin olduğu ortamdan uzaklaşmak anne-baba için yapılabilecek en iyi iştir.
  • Gaza karşı ilaç vermek doğru mudur?

  • Gaza karşı kullanılabilecek çeşitli ilaçlar vardır. Bir kısmı ciddi yan etkilere sebep olabilir. İlaç kullanmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır.
  • Evde bebek bakımında dikkat edilmesi gerekenler

  • Emzirme düzeni

    İlk haftalarda emzirme düzensizdir ve bebek her istediğinde emzirilmelidir. Her iki göğsü de eşit sürelerde emzirtmek idealdir. Ancak bu her zaman gerçekleşmez. Bebek bir seferde tek göğsü emerse bir sonraki sefer diğer taraftan emzirmek gerekir. İlk 10 dakikadan sonra gelen süt daha yağlıdır; bebekte doygunluk hissi uyandırır. Bir göğsü emmesi bu nedenle yeterli olabilir. Günde yaklaşık 10-12 kere emmesi ve ilk 4-6 ay gece beslenmesi normaldir. Emzirilen bebeğe su vermek gerekmez. Meyve püresi ve pirinçli mama benzeri ek besinler 6 aydan sonra verilmelidir.
  • Dışkı ve idrar sıklığı

  • Bebeğinizin ilk ayında dışkı sayısı fazladır (günde 6-8 kez). Anne sütüyle beslenen bebeklerin dışkıları cıvık olur. Dışkı ilk günler yeşilimsi, daha sonra altın sarısı renk alır. Mama ile beslenen bebeklerin dışkıları daha kıvamlı ve sıklığı daha azdır. Bu bebeklerde kabızlık da olabilir. Bebeğin günde en az 6-8 kez idrar yapması gerekir. Bu beslenmenin yeterli olduğunu gösterir. Bir iki ay sonra bebek 2-3 günde bir de dışkılayabilir, buda normaldir.

  • Alt değiştirme

    Bebeğinizin altını sık değiştirin. Beslenme öncesi altı kirli ise veya bebek huzursuz ise bebeğinizin altını değiştirin. Beslenme ile barsak hareketleri artacaktır; bu nedenle beslenme sonrasında bebeğinizin altını değiştirmeniz gerekebilir. Bebeğin altını ıslak pamukla silebilir, çok kirli ise yıkayabilirsiniz. Hazır silme bezleri, yolculuklarınızda pratik olacaktır. Bebeğin cildi çok hassastır. Islak veya kirli bez uzun süre ( 3-4 saat ) kalırsa pişik olur. Bu durumda bebek cildine uygun pişik kremi uygulayabilirsiniz. Kız bebeklerin altları önden arkaya doğru temizlemek gerekir.

    Göbek bakımı

  • Göbeğin ve çevresinin temiz ve kuru kalması gerekir. Göbek bağı kullanmayın. Günde 1-2 kere göbek kordonunu dibinden, alkollü pamuk ile silin. Göbeği bezin dışında bırakmaya dikkat edin. Göbek 7-14 gün içinde düşer. Düştükten sonra yerinde hafif bir kanama olması normaldir. Bu durumda alkol ile silebilirsiniz.
  • Bebek banyosu

    Göbek düştükten 1 gün sonra banyo yaptırabilirsiniz. Göbek düşene kadar yumuşak bir bezle bebek cildini uygun bir sabunla silin ve daha sonra durulayın. Gün aşırı banyo yeterli olacaktır. Ancak ağzını, çenesini ve genital bölgesini sık sık ıslak, sabunsuz, yumuşak bir bezle silmeniz gerekir. Banyolarında içme suyu kullanmanız gerekmez.
  • Ancak cildinde yara varsa veya ameliyat geçirdiyse kaynamış ve ılıtılmış su kullanmanız gerekebilir. Bu konuda doktorunuzun tavsiyelerini almalısınız. Suyun ısısını, kolunuzun iç kısmını suya daldırarak test etmelisiniz. Banyo sonrasında cildi durulamak son derece önemlidir. Sabun bebek cildini tahriş edebilir.

  • Cilt bakımı

  • Her banyo sonrası krem veya yağ sürmek gerekmez. Bebek cildi çok hassastır. Krem ve yağlar sürerek cildin terlemesi önlenirse, ufak sivilceler ve isilik tarzında döküntüler ortaya çıkabilir. Eğer cildi kurur ve çatlaklar gelişirse, bir bebek losyonu veya nemlendiricisini günde 2 kere sürebilirsiniz. Bebeğin cildi kuru ise çok banyo yaptırmayın. Banyonun suyuna bebe yağı eklemek de işe yarayabilir.
  • Tırnak bakımı

    Bebeğin tırnağını, ona özel bir bebek tırnak makası ile kesebilirsiniz. Uzamış tırnaklarıyla bebek, yüzünü ve gözünün kornea tabakasını çizebilir. Bebek tırnak makasıyla tırnağın keskin ve sivri köşeleri de ince bir törpüyle yumuşatın. Bu işlemi yaparken yanınıza bir yardımcı almalısınız.

    Hapşırık ve hıçkırıklar

    Hapşırık, genze kaçan damlacıkları temizlemek üzere bir reaksiyon, hıçkırık ise solunum kası olan diyaframın uyarılması sonucu ortaya çıkan bir reflekstir. Hıçkıran bebek kısa süre ile emzirilirse bu refleks yavaşça kaybolur.

  • Yatma pozisyonu

    Bebeğinizi sırtüstü yatırın. Son yıllardaki araştırmaların sonuçlarına göre sırtüstü yatış en güvenli yatma şeklidir. Bebeğin başını uyurken her iki yana çevirebilirsiniz. Bebek uyanıkken yüzükoyun yatırarak kollarının kuvvetlenmesine yardımcı olabilirsiniz. Yastık ve kuş tüyü yorgan kullanmayın. Yorganını göğüs hizasına kadar örtün, başına çekmeyin. Bebeği fazlaca ısıtmayın. Yatağında yumuşak oyuncaklar bırakmayın. Bu önlemler SIDS denilen nedensiz beşik ölümlerini önlemek amacıyla tüm dünya bebeklerine önerilmektedir.

    Oda ısısı

    Sizin rahat ettiğiniz oda ısısında bebeğiniz de rahat edecektir. Zamanında doğan bebekler için 21-24 C derece uygundur. Eğer klima kullanıyorsanız, bebeğin üzerine üflememek koşuluyla bebeği odada tutabilirsiniz. Unutmayın, bebek, kapı veya pencerenin aralanmasıyla, çok soğuk olmayan bir ortamda hemen üşümez. Üşüse de hasta olmaz. Aşırı ısıtma, beslenmeye isteksizlik ve uyku haline neden olur. Bebeğin elleri ve burnu soğuksa, ortam ısısı yetersiz demektir. Bu durumda vücut ısısına da bakılabilir. Üzerine bir battaniye örtülerek bebek ısıtılmalıdır. Devamlı soğuk olan bebekler iyi büyüyemezler.

    Araba koltuğu

    Hastaneden evinize giderken ve bundan sonraki yolculuklarınızda yeni doğan bebekler için olan araba koltuğu kullanın.

    Ziyaretler

    ilk haftalarda yorucu ziyaretlerden kaçının. Bebek bakımı zor da olsa en kolay biçimde evde yapılır. Bebeği kalabalık gurupların içerisine sokmayın. Unutmayın, özellikle kış aylarında, kapalı ortamlarda, virüslerin neden olduğu üst solunum yolu enfeksiyonlarına çok sık rastlanır. Bebeğin hastalanmaması için öptürmeyin, kalabalıklara sokmayın, ufak çocuklardan uzak tutun. Annenin de lohusa döneminde kendini iyi koruması gerekir.

    Eve giderken gerekenler

    Hastaneden çıkarken: Alt bezi, body (iç tulum), tulum, battaniye (tercihen delikli).Evde: Pişik kremi, burun aspiratörü (gerekebilir), serum fizyolojik burun damlası, pamuk, pansuman alkolü, tırnak makası, bebek fırçası.Diğer araç ve gereçler: Araba koltuğu (aynı zamanda ana kucağı gibi kullanılabilir), beşik, alt değiştirme masası, bebek banyosu.

    Bebeğinizin ilk kontrolü

    Taburcu olduktan bir hafta sonra yapılır. Bundan sonraki kontrol ve aşılar için doktorunuza danışınız. bebeğiniz doktorunu ziyaret ettiğinde tam bir tıbbi muayeneden geçer. Yaşına göre büyüme ve gelişmesi izlenir. Her ay için beslenmesi değerlendirilir ve gerekli diyet önerileri verilir. Belirli dönemlerde kansızlık ve idrar yolu enfeksiyonu taraması, verem testi yapılır; işitme ve görme fonksiyonları değerlendirilir. Gerekli görüldüğünde ilgili uzmanlık alanlarına yönlendirilir. Zamanı geldiğinde ev kazalarından korunma, disiplin, tuvalet eğitimi, okula hazırlık, öğrenme güçlüğü, dikkatsizlik, davranış bozukluğu, cinsel ve sosyal gelişim konularında da aile desteklenir.Şu durumlarda derhal doktorunuzu aramalısınız:
    • Bebek 6-7 saat uyanmazsa,
    • Kasık bölgesinde ağrılı şişlik olursa,
    • Ateş, popodan, 38°C'nin üzerindeyse (Fazla ısınmış olabilir. Önce üzerini açın. 15 dakika bekleyin ve sonra derece ile ölçün. Ateşi hala 38 C'in üzerindeyse hemen doktorunuzu arayın),
    • Tüm vücuda yayılmış sarılık varsa,
    • Bezlerinin dışına kadar taşan sıvı tarzında dışkılama (günde 3-4 defa) oluyorsa,
    • Üst üste fışkırtır tarzda kusuyorsa...

    Anne sütünün sağılması ve saklanması

    Bebeğinizden uzak kaldığınız durumlarda da bebeğinizi anne sütü ile besleyebilirsiniz. Bunun için önceden göğsünüzü sağıp, gerekli olduğunda bebeğe sağılmış sütünüzü verebilirsiniz. Göğsünüzü elinizle veya pompayla sağabilirsiniz. Pompalar elle, pille veya elektrikle çalışabilir.

    Uygun sağma teknikleri

    Elle sağma: Bebeğiniz zamanında doğmuş ve sizi iyi emiyorsa, sütünüzün fazlasını almak için veya göğüs ucunu yumuşatmak için elle sağmak uygundur.Elektrikli pompa: Bebeğiniz prematüre doğmuş ve uzun süre sizi ememeyecekse, hastane tipi elektrikli pompa kiralamalısınız.Pilli Pompa: Arada sağım yapacaksanız pilli pompa alabilirsiniz.

    Hazırlanma ve temizlik

    • Göğüslerinizi sağmadan önce mutlaka ellerinizi yıkayınız.
    • Göğüslerinizi temiz tutmak için günde bir kez banyo veya duş almak yeterlidir. Her kullanımdan önce pompanın setlerini sıcak sabunlu su ile yıkayınız.
    • Hastaysanız ve bir ilaç almanız gerekiyorsa doktorunuza danışınız.

    Sütün elle sağılması

    • Ellerinizi ılık su ve sabun ile yıkayınız.
    • Göğsünüzün ucunu kaynamış, ılıtılmış su ve pamukla siliniz.
    • Baş parmağınızı göğsün üzerinde saat 12:00 konumunda, orta ve işaret parmaklarınızı göğsün altına kahverengi kısmın gerisine saat, 6:00 konumunda yerleştiriniz. Bu şekilde süt torbacıkları sağılacaktır.
    • Önce geriye daha sonra da parmaklarınızı ileriye doğru yuvarlayarak göğsünüzün ucunu sıkmayacak şekilde göğüs duvarından destek alarak öne doğru sağma işlemini bitiriniz.
    • Elinizin "C" şeklini koruyarak her saat kadranını sağmak üzere göğsünüzde parmaklarınızı dolaştırınız.

    Sütün toplanması

    Sağdığınız sütü temiz bir plastik veya cam şişede veya süt saklama poşetlerinde saklayabilirsiniz. Şişeleri tamamen doldurmadan, emziksiz bir şekilde kapak ile sıkıca kapatınız. Poşetler ise lastik bir bant ile kapatılabilir. Sağdığınız ve poşetlediğiniz her sütün üzerine bebeğinizin ismini ve tarihi yazmayı unutmayın.

    Sütün ısıtılması

    Soğuk süt akan ılık su altında veya bir biberon ısıtıcısında ısıtılabilir. Sütü fazla ısıtmayın. Bu, sütün kesilmesine ve bazı proteinlerin hasar görmesine neden olabilir. Sütü eritmek veya ısıtmak için mikrodalga fırınların kullanılması kesinlikle önerilmemektedir.

    Donmuş sütü eritme

    Buzdolabında, yavaş olarak eritiniz. ( 100 cc. sütün erimesi birkaç saat sürebilir). Sıcak suyun altında bir kap içinde daha hızlı olarak eritmede yapılabilir.

    Diğer önerilerimiz

    • Sütü bir saatten fazla oda ısısında bırakmayın.
    • İkinci kullanımdan sonra kalan sütü atmalısınız.
    • Eritilmiş sütü tekrar dondurmayın.
    • Sütü buzdolabının kapağına koymayın.
    • Sütler bir termos içinde, buz ile birlikte taşınmalıdır.

    Anne sütünün saklanma süreleri

    • Sağdığınız sütü dondurmadan 72 saat ve dondurulmuş sütü erittikten sonra 24 saat buzdolabında (+ 1 ile +4 °C arasında) saklayabilirsiniz.
    • Süt, tek kapılı buzdolabının buzluğunda (-7 ile -2°C arasında) 3 haftaya kadar, iki kapılı buzdolaplarının buzluğunda 3 ay saklanabilir.
    • Sütünüzü derin dondurucuda (-18 °C'nin altında) 6 aya kadar saklayabilirsiniz.
    • Anne ve babaların en çok korktuğu durumlardan biride çocuklarının ateşinin çıkmasıdır.Aslında ateş sıklıkla vücüda giren bakteri ve viruslara  karşı bedenin verdiği normal bir yanıttır.Dikkatlice kontrol edilirse faydalı bir savunma mekanizmasıdır.
    • Ateş nasıl ölçülmeli ve normali nedir?


      VÜCUT SICAKLIĞINI ÖLÇMEDE YAŞLARA GÖRE ÖNERİLEN VÜCUT BÖLGELERİ
      YAŞ GRUBU 1.SEÇENEK 2.SEÇENEK 3.SEÇENEK
      Yenidoğan-6 yaş  Koltuk Altı Rektal Deriden ateş ölçerler
      6 yaş üzeri Koltuk Altı Kulaktan Deriden ateş ölçerler
      Rektal ölçümlerde  38,2C kadar normal kabul edilebilir. Rektal veya koltuk altı olsun artık tüm ölçümlerde kırılması durumunda civanın toksik etkileri nedeniyle cam termometre önerilmemektedir. Koltuk altı ölçümlerde 37,2C ye kadar kulaktan ölçümlerde 37,8C ye kadar rektal ölçümlerde 38,2C kadar değerler normal kabul edilir. Ortam sıcaklığının ve kalın giyinmenin de vücut ısısını arttırdığı unutulmamalıdır. Koltuk altı ölçümlerde ise cildin kuru olmasına ve derecenin koltuk altına yeterli süre temas etmesine dikkat edilmelidir. Nemli bir koltuk altından yapılan ölçüm yanlış düşük sonuç verebilir.

    • Çocuklarda ateş neden çıkar?

      3-5 gün süren kısa süreli ateşin en sık nedenleri üst ve alt solunum yolu enfeksiyonları, mide- bağırsak sisteminde ishal ve kusma ile görülen enfeksiyonlar, özellikle kız çocuklarda görülen idrar yolu enfeksiyonları sayılabilir. Bunların dışında orta kulak iltihabı, zatürre, menenjit, romatizmal hastalıklar malign hastalıklar ateşe neden olabilir. Bazı aşılardan sonra ve diş çıkarma dönemlerinde de çocuklarda hafif ateş olabilir.

      Hangi durumlarda mutlaka doktora gitmeliyim?

      • 3 ayın altındaki tüm ateşil çocuklar mutlaka doktora götürülmelidir.
      • Ateşle beraber cildinde döküntüler oluştuysa
      • Ateşi düşmesine rağmen huzursuzluğu sürüyorsa
      • Zor ve sık nefes alıyorsa
      • Öksürük, hırıltı, kulak ağrısı, karın ağrısı, boğaz ağrısı, devamlı kusma, sık ishal, idrar yaparken yanma, idrar renginde değişme beslenme güçlüğü varsa
      • Bıngıldağında atma ve kabarıklık varsa
      • Çocuğunuz 2 yaşından küçükse 24 saatten fazla, 2 yaş üzerinde ise 3 günden uzun süre ateşi devam ediyorsa
      • Ağzında kuruluk, gözyaşının olmaması, göz küresinde ve bıngıldakta çöküklük idrar miktarında azalma gibi sıvı kaybı bulguları varsa
      vakit kaybetmeden bir doktora başvurulmalıdır.

      Ateş nasıl düşürülür?

      Çocuğun ateşi yükselirken titremesi normal bir durumdur. Kalın giysiler, çocuğun ateşinin daha da yükselmesine yol açar. Bu nedenle çocuğa kalın giysiler giydirilmemeli, üzeri üşüdüğü gerekçesiyle örtülmemelidir. Ateşli çocuğun bulunduğu odanın ısısı 21 -22 derece arasında tutulmalıdır. Ateş, terlemeyi ve solunum sayısını artırarak sıvı kaybının da artışına yol açar. Çocuğa bol miktarda sıvı verilmelidir. Ateş, çok yüksekse ılık su ile (29-32 derece)  pansuman veya nadir olarak banyo yaptırabilirsiniz, ancak çocuğu asla soğuk ıslak havlu veya çarşafa sarmayın ya da direkt soğuk duşun altına sokmayın. Bu uygulamaların yanında çocuğun yaşına ve kilosuna uygun dozda ateş düşürücü şurup ve fitillerde kullanılabilir. Unutulmaması gereken noktalardan biri aspirinin ateş düşürücü olarak çocuklarda kullanılmaması gerektiğidir

      Febril konvülzyon (Ateşli Havale) nedir?

      Febril konvulziyon meydana geldiği sırada ailelerin %30 kadarı çocuklarının ateşli olduğunun farkında değillerdir. Sıklıkla 6ay-5 yaş arası çocuklarda görülür. Ateş genellikle 38C üzerindedir. Ateşli havale aileler için çok korkutucu bir durum olmasına rağmen aslında çocuğa zarar veren bir durun değildir. Sanılanın aksine ateşli havale sara hastalığına yol açmaz sakat bırakmaz ya da ölüme yol açmaz. Ateşli havale geçiren çocukta kasılma sıçrama morarma gözlerde kayma bilinç kaybı gelişebilir. Bu durumda öncelikle yapılması gereken ilk şey sakin olmaktır. Bu durumun çocukta kalıcı bir hasar bırakmayacağını bilmek sizi rahatlatır. Böyle bir durumda çocuğun sağa sola çarpıp düşüp kendine zarar vermesi engellenmelidir. Çocuğunuzu kucağınıza alıp sırtı size dönük pozisyonda başı yan dönük ve başı hafifçe aşağı pozisyonda tutabilirsiniz. Hava yolunu açık tutularak en yakın sağlık merkezine başvurmak yapılacak en doğru harekettir. Ateşli havalelerin %90'ı zaten 10 dakika içinde kendiliğinden durur.